
Birleşmiş Milletler’in bilgi ve iletişim teknolojileri alanındaki uzman kuruluşu olan Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından düzenlenen ve küresel telekomünikasyon dünyasının en önemli politika platformları arasında yer alan Global Symposium for Regulators 2026 (GSR-26) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Ankara yerleşkesinde başlıyor.
Bu yıl, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen sempozyuma, 12–15 Mayıs 2026 tarihleri arasında, dünyanın dört bir yanından düzenleyici kurum temsilcileri, bakanlar, uluslararası kuruluş yöneticileri, teknoloji şirketleri ve sektör liderleri katılacak.
“Dijital Sınırları Keşfetmek / Navigating the Digital Frontier” temasıyla düzenlenen sempozyumda, yapay zekâ yönetişimi, 5G’den 6G’ye geçiş süreçleri, alçak dünya yörüngeli uydu sistemleri (LEO), dijital altyapı güvenliği, veri yönetişimi, siber dayanıklılık, evrensel ve anlamlı bağlantı, sürdürülebilir dijital kalkınma gibi küresel dijital geleceği şekillendirecek başlıklar ele alınacak.
Ayrıca sempozyum kapsamında BTK yerleşkesinde Avrasya Teknoloji Haftası Teknoloji Fuarı da düzenleniyor. Çok sayıda yerli ve yabancı teknoloji şirketinin stant açtığı fuarda, 5G deneyim alanında uzaktan bağlantıyla otonom sürüş gerçekleştirilen TOGG aracı ile ASELSAN tarafından geliştirilen yerli ve milli yazılım tabanlı Milli Monitör Merkezi’nin tanıtımı da gerçekleştiriliyor.
Sempozyum kapsamında, 13 Mayıs’ta gerçekleştirilen GSR-26’nın açılış programında, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ITU Telekomünikasyon Geliştirme Bürosu (BDT) Direktörü Dr. Cosmas Luckyson Zavazava, ITU Genel Sekreteri Doreen Bogdan-Martin ile GSR 2026 Başkanı ve BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu başta olmak üzere çok sayıda üst düzey isim yer aldı.
Açılış programında konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, GSR-26’nın yalnızca bir sektör buluşması değil, dijital geleceğin yönetişimine ilişkin küresel bir istişare platformu olduğunu belirterek, ülkelerin gücünün artık doğal kaynaklar veya ekonomik büyüklükten ziyade veri üretim kapasitesi, dijital altyapı yetkinliği, teknolojik bağımsızlık ve siber dayanıklılık gibi unsurlarla ölçüldüğünü ifade etti. Uraloğlu, Türkiye’nin dijital dönüşümü stratejik egemenlik ve küresel rekabet gücünün temel bileşenlerinden biri olarak gördüğünü vurguladı.
Türkiye’nin dijital altyapı alanında son yıllarda kayda değer bir ilerleme sağladığını dile getiren Bakan Uraloğlu, fiber altyapının 680 bin kilometreye ulaştığını, genişbant ve mobil abone sayılarında önemli artışlar yaşandığını ve 5G’nin ülke genelinde hızla yaygınlaştırıldığını söyledi. Uydu teknolojilerinin Türkiye açısından stratejik bağımsızlığın önemli bir parçası olduğuna dikkat çeken Uraloğlu, TÜRKSAT 6A’nın hizmete alındığını ve TÜRKSAT 7A için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
Dijital dönüşüm sürecini yalnızca altyapı yatırımı olarak değil, aynı zamanda insan odaklı bir kalkınma vizyonu olarak ele aldıklarını belirten Uraloğlu, Türkiye’nin güvenli, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir dijital ekosistem inşa etme hedefi doğrultusunda çalışmalarına kararlılıkla devam ettiğini, dijital çağda yalnızca teknolojiyi tüketen değil, aynı zamanda geliştiren ve kurallara yön veren ülkeler arasında yer alma hedefini sürdürdüğünü kaydetti.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin dijital dönüşüm alanındaki başarılarının uluslararası ölçekte de karşılık bulduğunu belirterek, vatandaş odaklı dijital hizmetlerin geliştirilmesi ve kamu hizmetlerinin dijitalleşmesi konusunda önemli ilerlemeler kaydedildiğini ifade etti. Uraloğlu, e-Devlet üzerinden sunulan “Tarife Karşılaştırma” hizmetinin Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi (WSIS) kapsamında “Bilgiye Erişim” kategorisinde ödül kazandığını, abonelik fesih süreçlerinin elektronik ortama taşınmasını sağlayan uygulamanın da daha önce WSIS ödülüne layık görüldüğünü hatırlattı. Bu başarıların Türkiye’nin dijital inovasyon kapasitesinin somut bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Dijital çağda en büyük servetin çocuklar olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, onları şiddet, istismar, akran zorbalığı, manipülatif içerikler ve kontrolsüz ekran bağımlılığından korumanın yalnızca ulusal bir sorumluluk değil, aynı zamanda insanlığın ortak geleceğine dair ahlaki bir görev olduğunu ifade etti. Türkiye’nin bu yaklaşımla, dijital dünyada çocukların korunmasını merkeze alan düzenlemelerle ITU’nun “güvenli ve kapsayıcı dijital gelecek” vizyonuna somut katkı sunduğunu belirten Bakan Uraloğlu, söz konusu düzenlemelerin sosyal medyayı yasaklamaktan ziyade daha güvenli ve sorumlu bir dijital ekosistem oluşturmayı hedeflediğini söyledi.
Açılışta konuşan GSR 2026 Başkanı ve BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu ise Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yaptığı GSR-26 kapsamında yaklaşık 100 ülkeden 1000’i aşkın yerli ve yabancı temsilcinin Ankara’da ağırlandığını belirterek, sempozyumun dijital dönüşümün geleceğine ilişkin küresel ölçekte önemli bir istişare zemini sunduğunu ifade etti. “Dijital Sınırları Keşfetmek” temasıyla gerçekleştirilen etkinliğin, düzenleyici kurumlar, politika yapıcılar ve sektör paydaşlarını bir araya getirerek dijital altyapılardan yapay zekâya, afet dayanıklılığından gençlerin dijital ortamda korunmasına kadar birçok stratejik başlığın ele alınmasına imkân sağladığını kaydetti.
Karagözoğlu ayrıca, GSR-26 kapsamında gerçekleştirilen “Düzenleyici Kurum Başkanları Toplantısı”nda, sempozyumun en önemli çıktılarından biri olarak kabul edilen “GSR-26 Best Practice Guidelines” dokümanının kabul edildiğini açıkladı. Düzenleyici kurumların ortak deneyimlerini ve uygulama örneklerini yansıtan rehber dokümanın, dijital pazarların kamu yararına hizmet etmesini destekleyen, kapsayıcı ve dayanıklı bir dijital ekosistemin oluşturulmasına katkı sağlamayı hedeflediğini belirten Karagözoğlu, söz konusu rehberin dünya genelindeki düzenleyici kurumlar için önemli bir referans kaynağı olacağını sözlerine ekledi.
ITU tarafından “dijital regülasyon dünyasının karar vericiler zirvesi” olarak kabul edilen GSR, 2000 yılından bu yana küresel ölçekte telekomünikasyon politikalarının şekillendiği en önemli platformlardan biri olarak öne çıkıyor. GSR-26’nın Ankara’da gerçekleştirilmesi ise Türkiye’nin dijital diplomasi, haberleşme teknolojileri ve bölgesel teknoloji merkezi olma hedefi açısından stratejik bir önem taşıyor.