Genel Mevzuat

Türkiye ile Avrupa Birliği arasında Gümrük Birliğini tesis eden 1/95 sayılı AB-Türkiye Ortaklık Konseyi Kararı (OKK) uyarınca, sanayi ürünleri ve işlenmiş tarım ürünleri ticaretinde AB ile Türkiye arasında gümrük vergileri, eş etkili vergiler ve miktar kısıtlamaları 01/01/1996 tarihinden itibaren kaldırılmış ve Türkiye, bahse konu ürünlerde üçüncü ülkelere karşı AB'nin Ortak Gümrük Tarifesini uygulamaya başlamıştır. Gümrük vergisi, eş etkili vergiler ile miktar kısıtlamalarının kaldırılması, ticarette malların serbest dolaşımı için yeterli olmadığından, anılan OKK'nın 8 inci maddesi kapsamında, AB'nin ticarette teknik engellerin kaldırılmasına ilişkin mevzuatının da ülkemiz tarafından iç yasal düzenlemelere dahil edilmesi öngörülmüştür.

Bunun üzerine, ticarette teknik engellerin kaldırılması konusundaki Topluluk araçları 2/97 sayılı OKK ile belirlenmiş ve söz konusu Topluluk teknik araçlarını uyumlaştıracak olan kamu kuruluşları 15/01/1997 tarihli ve 97/9196 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edilmiştir.

AB'nin ortak düzenlemeler getirmesinde iki temel amaç hedeflenmektedir:

1. Ürün Güvenliği,

2. Ürünlerin Serbest Dolaşımı.

Her ne kadar münferit AB teknik mevzuatı birinci amaca yönelik hükümleri genelde bünyesinde barındırıyor, dolayısıyla Türkiye'nin herhangi bir AB teknik mevzuatını uyumlaştırması suretiyle bu amacın sağlanması mümkün görünüyor olsa da, AB mevzuatının bulunmadığı alanlarda da ürün güvenliği amacından feragat etmeksizin ulusal mevzuat geliştirilmesi gereği ortaya çıkmaktadır. Bu gereği yerine getirmek ve genel olarak tüm ürünlerin güvenliğine yönelik asgari hükümlerini tek bir hukuki metinde toplamak üzere 4703 Sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun hazırlanmıştır. İkinci amacın gerçekleştirilmesinde en önemli unsur, Türkiye'nin AB'nin teknik mevzuatını uyumlaştırması taahhüdü gereğince, münferit AB teknik mevzuatının uyumlaştırılmasıdır. Bu görev, faaliyet alanlarına göre uyumlaştırma çalışmalarını yürütmekte olan kamu kurum ve kuruluşlarının sorumluluğunda bulunmaktadır. 4703 sayılı Kanun'un hiçbir yerinde açık olarak malların serbest dolaşımı hedefine yönelik hüküm yer almasa da, Kanun'un bu amaç kapsamında örtülü bir işlevi bulunmaktadır.

  • Çerçeve Kanun'un düzenlediği konular:
  • Ürünlerin piyasaya arz koşulları,
  • Üretici ve dağıtıcıların yükümlülükleri,
  • Piyasa Gözetimi ve Denetimi,
  • Güvenli olmayan ürünlerin piyasaya arzının yasaklanması, toplatılması veya bertarafı,
  • Uygunluk değerlendirme faaliyetlerinde bulunacak olan test, muayene ve belgelendirme kuruluşlarının çalışma usul ve esasları,
  • Uygulanacak müeyyideler,
  • Uygulamalarla ilgili olarak, AB Komisyonu'na, AB üyesi ülkelere ve diğer AB kuruluşlarına yapılması öngörülen bildirimlerdir.
  • Çerçeve Kanun'un Uygulama Yönetmelikleri

CE Uygunluk İşaretinin Ürüne İliştirilmesine ve Kullanılmasına Dair Yönetmelik, 4703 sayılı Kanun ile belirlenen sistem içerisinde bazı sanal ürünlerin ilgili teknik düzenlemelerine uygun olarak üretildiklerini ve bu uygunluğun üretici ya da OK'lar tarafından doğrulandığını ifade eden "CE" uygunluk işaretinin ürüne iliştirilmesinde izlenecek yöntemler ile bu işaretin kullanılmasında riayet edilecek kuralların belirlenmesini amaçlamaktadır.

Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları ile Onaylanmış Kuruluşlara Dair Yönetmelik ürünlerin piyasaya arz edilmeden önce ilgili teknik düzenlemelere uygun olarak üretilip üretilmediklerinin tespit edilmesi amacıyla yapılacak uygunluk değerlendirmesini gerçekleştirecek olan Uygunluk Değerlendirme Kuruluşu ve Onaylanmış Kuruluş'ların taşıması gereken şartları, Onaylanmış Kuruluş'ların görevlendirilmesine ilişkin prosedürleri ve bu kuruluşların çalışma usul ve esaslarını belirlemektedir.

Teknik Mevzuatın ve Standartların Türkiye ile AB Arasında Bildirimine Dair Yönetmelik, ortak mevzuat alanı dışında kalan teknik düzenleme ve standartların AB'ye bildirimine ilişkin usul ve esaslar ile bahsedilen teknik düzenleme hakkında AB'den Türkiye'ye intikal eden bildirimlerin yetkili kuruluşlara iletilmesine dair usul ve esasları düzenlemektedir. Bu bildirimler, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Teknik Engeller Anlaşması'nda öngörülen bildirim ve bilgilendirme sisteminin bölgesel bir uygulaması olarak kabul edilebilmektedir.

PGD sisteminin ülkemizde tam olarak oluşturulması ve etkin bir şekilde sürdürülmesi bakımından kuralları belirleyen "Ürünlerin Piyasa Gözetimi ve Denetimine Dair Yönetmelik", ürün güvenliğine yönelik piyasa kontrollerini Devletin görevi olarak belirlemekte ve güvenli olmadığı tespit edilen ürünler hakkında alınacak önlemleri ayrıntılı olarak düzenlemektedir.